20 Aralık 2009 Pazar

Hayatımızdaki iki tane tekerlek...

“Bisiklet şeytan arabasıdır !” demişti Türkiye’nin ilk bisiklet manifestosunda Aydan Çelik. Acaba gerçekten şeytan arabası mıydı, yoksa sağlığımızı çevremizi korumamız için yollanmış bir mucize mi?

1700’lü yıllardan beri insanoğlunun hayatında yer alıyor bisiklet kimi zaman bir oyuncak kimi zaman ise bir hayat tarzı olarak. O kadar çok çeşidi var ki yol, dağ, şehir vs. diye olmaması mümkün değil zaten.
İcad edildiği yıllardan beri ise aynı kalan tek şey ise iki tane tekerleğe sahip olması. Geri kalan herşey teknoloji ile gelişti çoğunlukla ve halen de değişmeye devam etmekte. Bütün bu gelişim çabası ise dünyanın en verimli makinası olan insan gücüyle hareket eden bisikletide insan kadar verimli yapabilmek adına sadece. Hafiflemeler daha esnemez hale getirmek için farklı malzemeler ve üretim yöntemleri kullanma çabası tamamen daha çok kullanılması için.

Bu yola çelik kadrolar ve jantlar üstünde başlayan bisiklet şuan evimizdeki bilgisayarlar kadar teknolojik bir alet aslında. Uçaklardan ve Formula1’den aşina olduğumuz karbon fiber en az onlarda ki kadar çok kullanılıyor bisiklette. Tek amaç daha az esneyen, daha hafif ama daha sağlam bisikletler üretebilmek. Specialized ve Cannondale gibi Amerika ekolleri ile Giant ve Scott gibi Avrupa ekolleri birbirlerine rakip ama daha iyi olmaya çalışan teknolojiler geliştirmek için her yıl yüzlerce milyon doları Ar-Ge ye harcamaktan çekinmiyorlar.

Tabiki bisikletin gelişmesinin başka amaçlarıda var. Specialized gibi dev markalar One Less Car gibi bisikletli yaşam ve çevre koruma örgütleri ile ortak çalışarak doğayı ve insan hayatını daha iyi hale getirmeye çalışıyorlar. Nede olsa trafikten azalan her araç daha temiz bir çevre, daha az trafik ve daha parlak bir gelecek demek.

Peki bunların sonucunda ne mi oluyor? Açıkçası camdan baktığımda Yeditepe İstanbul’da bile bisikleti ulaşım aracı olarak kullananların sayısının arttığını görüyorum. Çevreye ve kendisine saygı duyan biraz geleceğini düşünen bir çok insan artık ulaşımında çekinmeden bisikleti kullanıyor. Böylece hem günlük sporlarını yapmış oluyorlar (isteyerek yada istemeyerek), aklı karışmış zihni yorulmuş olanlar huzur buluyor rahatlıyor, İstanbul gibi bir şehirde büyük oranda trafiği atlatmış oluyorlar. Bisiklete binerek yaptıkları ekonomik kazancı ise söylemeye gerek duymuyorum bile, güzel ülkemizdeki taşıt vergileri ve akaryakıt fiyatlarını düşünerek. Tabi bisiklet de ucuz bir ulaşım aracı değil aslında özellikler size uzun yıllar hizmet edicek kaliteli bir ürün tercih ederseniz, ama sonuç olarak o bisikletin vergisi benzini gibi giderleri olmadığında kendini kazanmasının çok kolay olduğunu eklemek şart.

Bir yandan da şunu duyar gibiyim, bisiklet yolu yok, iki tekerli araçlara dikkat ve saygı yok bu ülkede. Haklısınız ama eğer biz sayımızı arttırırsak söyz söyleme hakkımızda artar yol isteme hakkımızda. Ayrıca biz kaskımızı farımızı takar, gözlerimi dört açarsak emin olun sorun olmayacaktır. Çünkü eşşeği sağlam kazığa bağlarsak kaçamayacaktır.

Şimdi burda önlem dedik kask dedik sakın ben takmam demeyin, çünkü önemli olan sizin nasıl göründüğünüz değil sizin nasıl korunduğunuzdur. Bisiklet ile birliklte kasklarda gelişiyor. Daha konforlu, daha hafif, daha havadar ama bir o kadar da sağlam kasklar üretiliyor. Specialized gibi üreticiler insanlar kasktaksın diye en hafifini yapmaya uğraşıyor ama aynı zamanda da bu kaskları -50/+50 derece gibi sıcaklıklarda, suyun içinde bekletip binbir teste sokuyorlar ve her koşulda en dayanıklı nasıl olur diye çalışıyorlar. Kısacası bizi bizden çok düşünüyorlar.

Kafamızda kaskımız, çevirdiğimiz her pedal aslında kendimize ve geleceğimize yatıım olarak dönüyor. Çocuklarımıza, gençlerimize tek sporun topla oynana sporlar olmadığını öğretirken aynı zamanda çevre bilincini de aşılamış oluyoruz. Diğer taraftan da biz çevreyi kirletmediğimiz için daha temiz bir çevre bırakıyoruz onlara.

Bisikleti seviyoruz, sporu seviyoruz ve pedal çevirerek sağlıklı yaşıyoruz. Bu yaşamı daha iyi şekilde paylaşmak da sizlerin elinde. Bir bisiklet alın ve bize katılın...

Bol pedallı sağlıkları yarınlara.

Hasan Çağrı Terzioğlu.

0 yorum:

Yorum Gönder